istanbul sex shop casino siteleri istanbul evden eve nakliyat istanbul eşya depolama baker depolama
Yılmaz'a Kim DUR Diyecek
Yazarlar // 6 Mayıs 2014 Salı 00:00

Ragıp GÖKER

Kuş cennetine kadar uzanacak sahil yolundaki çalışmanın kanunsuz olduğunu söyleyen Mimarlar Odası Samsun Şube Başkanı İshak Memişoğlu, ‘’Kumsalımızı yok etmeyin’’ diyor.
Memişoğlu bunu söylemekle yetinmemiş.
Savcılığa başvurup, suç duyurusunda da bulunmuş.
İshak Memişoğlu yalnız da değil üstelik İnşaat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Cevat Öncü de kendisine destek veriyor.
Elektrik Mühendisleri Odası Samsun Şubesi de şu an uygulanmakta olan projenin kumsalımızı yok edeceğine inanıyormuş. Mimarlar Odası ve İnşaat Mühendisleri Odası ile birlikte hareket ederek yürütmenin durdurulması için mahkemeye başvuracağını öğrendik.
Tıpkı Mobil Santralin durdurulması için oluşan çevre birlikteliğinin yeninden oluşturulabileceği konuşuluyor şimdi.
Umut verici bir gelişme.
Bütün bular biliniyor.
Bilinmeyen şu:
Sahilden bir kürek kum almanın suç sayıldığı yerde kamyonlarla kum taşınmasına kim ‘’Dur’’ diyecek.
Ben şimdi buradan soruyorum:
Vatandaş Ahmet, sahilden bir kova kum alsa, suç işlemiş olur mu?
Cevabı ben vereyim.
Evet suç işlemiş olur.
Jandarma koluna hemen kelepçeyi takar, kovasını da müsadere eder.
Kovaya el konur yani.
Eee o zaman Büyükşehirin kamyonları ne olacak…!
Tamam, kamu mallarına el konulamaz.
Şu görüşü savunanlar da var: ‘’Kamu yararına bir şey yapılırsa eğer, sahilden kum almak suç değildir’’
İyi de bu işin kamu yararına yapıldığına kim karar verecek.
Kamunun bizatihi kendisi mi?
Yani şehri yönetenler mi?
Geçiniz efendim.
Bana sordunuz mu?
Yani halka.
Halk ne diyor.
Balkonuna, ‘’Sahil yolu çalışmalarını başlatan Büyükşehir Belediye Başkanımız Yusuf Ziya Yılmaz’a teşekkür ederim’’ diye yazan o kişiye değil ama.
Halk, gerçekten ne diyor, ona sordunuz mu?
Ayrıca bir suç duyurusu var ortada.
Bunun gereği yapılacak mı?
Merak ediyorum, Yusuf Ziya Yılmaz’ı kim durduracak...
---------
Trafik Terörüne Yenilmeyin
Yener’in, İlker’ini toprağa verdiği günden bu yana bir yıl geçmiş.
Dün o acı günün yıl dönümüydü.
Yener,  bir trafik kazası sonucu hayatının baharına toprağa verdiği İlker’i için Pazar günü öğle namazının ardından Kefeli Camiinde Kuran ve mevlit okuttu.
Allah Kabul etsin.
Bunu yazmak değil asıl muradım. Trafik canavarına dikkati çekmek istiyorum.
Mevlit dinlemek için camie gittiğimde musalla taşında bir cenazenin olduğunu fark ettim.
Anıl Demirci’ymiş adı.
22 yaşında Uşak’ta trafik canavarına yenilmiş.
Biz de saf tuttuk cenaze namazı için.
İmam helallik istedi.
Tanımasak da ‘’Helal olsun’’ dedik gönülden.
Baktım Yener’de iki sıra önümdeki saftaydı.
Ne düşündü bilemem, İlker’ini toprağa verdiği günün yıl dönümünde, trafik terörüne kurban gitmiş bir başka genç için cenaze namazı kılarken aklından neler geçti bilemem.
Allah Yener’e de, o gencin yakınlarına da sabır versin.
Geçen yıl, yaklaşık 3 bin 700’ü kazanın olduğu yerde hayatını kaybetmiş. Hastanede ölenlerle birlikte trafik canavarına kurban verdiklerimizin sayısı 12 bine çıkmış.
Her biri için Allah’tan rahmet dileriz.
Demem o ki, biraz dikkat edin ve kurallara her an uyun.
Aman ha, trafik canavarına yenilmeyin. Unutmayın sizin de karşınızdakilerin de hayatı değerlidir.