Yazarlar // 4 Kasım 2015 Çarşamba 00:00
Ragıp GÖKER
Seçime gidilirken, MHP seçmenin Devlet Bahçeli’ye gösterdikleri tepki nedeniyle
MHP oylarının azalacağını, 7 Haziran’da kazandıkları iki sandalyeden birini
kaybedebileceklerini tahmin etmiştik.
AK Partinin ise Samsun’da da oyunun artacağını görmüş ve bunu da yazmıştık.
Ama CHP’nin de oylarında da artış olacağına inanmıştık.
Burada yanıldığımı itiraf etmeliyim.
Ve fakat
CHP, Türkiye genelinde az da olsa oyunu artırdı.
Bu bir başarı değil elbette.
Zaten, seçim gecesi kameraların karşısına çıkan Kılıçdaroğlu da bunu bir başarı
olarak görmediğini söyledi.
AK Parti oylarını dokuz puana kadar artırma başarısı gösterirken CHP’nin oyları
yarım puan bile artmamış.
Bu tabloya rağmen bir başarısızlıktan da söz etmedi Kılıçdaroğlu.
MHP’nin yaşadığı kadar olmasa da, CHP Samsun’da ise oy kaybetti.
Peki, neden CHP Samsun’da Türkiye ortalamasını tutturamadı.
Yani en azından neden oylarını koruyamadı.
Bunun birçok sebebi var tabi.
En önemli sebeplerden biri örgüt yapısıdır.
Uzun süredir il örgütüyle ilçeler arasında koordinasyon bir türlü sağlanamıyor.
Herkes bir birini suçluyor ve siyasi rakip görüyor.
Dahası örgüt içinde kavga eksik olmuyor.
Şimdi yine herkes bir birini suçlayacak ama bu örgüt seçim süreci başladığında 3.
sırayı para karşılığı pazarlamaya kalktı.
Bu durumda bir seçim başarısı da beklenemezdi.
Aday listesi bile tamamlanamadı, seçim kuruluna liste önce 8 kişi olarak verildi. Genel
Başkanın müdahalesiyle Şaban Sevinç listeye son anda kondu ve böylece bir
rezaletin önüne geçilmiş oldu.
Bununla da bitmedi.
Ön seçimde alt sıralardaki adaylardan Şevki Yılmaz, kendisiyle 3. sıra için pazarlık
yapılmışken, Şaban Sevinç 3. sıraya getirilmesi neeniyle adaylıktan çekildi.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen Şaban Sevinç, kendisinden beklenmeyecek ölçüde
öz verili bir şekilde seçime asıldı.
Başarısızlığın bir başka ve en önemli sebebi de Samsun’un oy deposu olan İlkadım
ve Atakum’un, yani merkezin adayı yoktu.
Daha doğrusu merkezin adayları listenin seçilemeyecek yerlerindeydi.
CHP’de partinin en çok tanınan adamı Haluk Koç’un yerine Kemal Zeybek’in konması
kırılganlığın başka bir sebebiydi.
Kemal Zeybek ve Hayati Tekin’in listenin ilk iki sırasında olması, daha önce başka
partilere oy vermiş olan seçmenin CHP’yi tercih etme nedeni olamadı.
Ön seçim beklenen etkiyi göstermedi yani.
Dün Yener Cabbar’ın da yazdığı gibi ilk iki sıradaki adaylar kendi seçim çevrelerinde
de oy kaybettiler.
Örgüt yapısı elbette tartışılmalıdır ama bu durumda muhtemelen örgütü suçlayacak
adayların, bunu yapmadan önce kendi durumlarını sorgulamalarında daha büyük
fayda vardır.