Yazarlar // 25 Aralık 2015 Cuma 00:00
Ragıp GÖKER
Geçen hafta Cuma günü Malatya seyahatimiz başlamak üzereyken arayan Sinan Çakır’la yarım saate yakın sohbet etme fırsatım oldu.
Oldukça uzun süredir tanışırız Sinan Beyle.
‘’Benim için kötü şeyler yazmayacağını zaten bilirim ama bazı yanlış bilinen şeyleri de düzeltmek isterim’’ diye başladı konuşmaya.
Konuşmaya başlarken, bankalar tarafından köşeye sıkıştırıldığı için battığı iddia edilen ve bir işadamı ile o konuda yazıp çizmiş olan bir gazeteci olmanın burukluğu vardı bende.
Üstelik bu iş adamı uzun süredir tanıdığınız biriyse konuşmak daha zor bir hal alıyor.
Ama telefonun diğer ucundan Sinan Çakır’ın kendine güvenli sesi gelince, bir süre sonra ben de tedirginliğimi üzerimden atmış oldum.
Benim bir iddiam var ve o iddiamı hala sürdürüyorum.
Köy-Tür Samsun markası değildir.
Tarsus’ta beş çiftçi tarafından kurulan Köy-Tür, Türkiye Kalkınma Vakfının katkılarıyla bir süre sonra Türkiye markası olmuştur.
Daha önce de krizler yaşayan Türkiye’nin bu büyük kuruluşu, en son Bülent Ecevit hükümeti tarafından sağlanan 10 Milyon dolarlık dış kaynaklı bir krediyle kurtarılmaya çalışılmış ama firmanın Türkiye’nin birçok bölgesindeki tesisleri art arda kapanmıştı.
Sinan Çakır’a ait Çakıroğlu Gurup bünyesindeki Yemsel Tavukçuluk, Köy-Tür’ün Kayseri ve Samsun tesislerini kiralayarak işletmeye başlamıştı.
Köy-Tür, Samsun firması değildir ama Yemsel Tavukçuluk ve dahası Sinan Çakır başlı başına bir Samsun markasıdır.
Köy-Tür’e yardım edilemez diye düşünürüm ama Sinan Çakır’ı ve onun Yemsel Tavukçuluğunu boğmaya çalışan bankacıların elinden kurtarılması doğru olacaktır.
Kümeslerin çalıştığını söylüyor Sinan Çakır.
Dün Ankara’da olan Sinan Çakır, bir dizi görüşme yaptığını ve önümüzdeki hafta başında yine Samsun’da olacağını söylüyor.
Biliyorsunuz Sinan Çakır, hafta başında gazetelere yazılı bir açıklamada gönderdi.
Bu açıklama sonrası dedi kodu kazanı ilk günkü gibi kaynamasa da bu konunun Samsun’da bir süre daha konuşulacağı anlaşılıyor.
Sinan Çakır’a hatır çeki verdiği ve bu nedenle batma noktasına geldiği iddia edilen büyük bir iş adamımızla, hafta içinde bir mekanda tesadüfen bir araya geldik.
O iş adamı, söylentilerin çıktığı sırada yurt dışında olduğunu, bu nedenle, başlangıçta nelerin konuşulduğu konusunda bir fikri olmamasına rağmen yurda ayak basar basmaz arayanların’’Nasıl yaptın bu hatayı’’ diye kendisini suçlamalarına önce bir anlam veremediğini ama gerçeği öğrenince de, söylenenlere gülüp geçtiğini söylüyordu.
Samsun’daki dedi kodu kazanı o kadar kuvvetli işliyor ki, Sinan Çakır’a hatır çeki verdiği için batacağı iddia edilen İş Adamı ‘’Ben çek falan vermedim ama bu dedi koducular öyle iddialı konuşuyorlar ki, bir süre sonra neredeyse beni bile inandıracaklardı’’ diyor.
Tavukçuluk sektörü iş dünyamızın en riskli sektörlerinden biridir.
Bu sektörde çok güçlü görünen firmaların bile her an sıkıntıya düşmesi kimseyi şaşırtmamalıdır.
Yemsel Tavukçuluk, son yıllarda İSO’nun 500 büyük firması arasına defalarca girmiş ve gururumuz olmuş bir firmadır.
Bu firmamızın da kriz yaşıyor olabilir, buna da kimseyi şaşırmamalı.
Her dara düşen şirkete yardım edilmesi taraftarı değilim.
Ülkemin kaynakları o kadar da bol değil yani.
Ve fakat
Yemsel’in şu sıralar boğuşmakta olduğu ve çözmek için çaba harcadığı krizin, bankacıların o doymaz ve tükenmez gibi görünen para hırsı nedeniyle çıktığı anlaşılıyor.
Bu nedenle bu büyük firmamız bankacıların pençesinden kurtarılırsa bu duruma ben de çok sevineceğim.