istanbul sex shop casino siteleri istanbul evden eve nakliyat istanbul eşya depolama baker depolama
Kıbrıs Barış Harekatı
Yazarlar // 21 Temmuz 2023 Cuma 20:33

Ragıp GÖKER

Şimdilerde tarihe karışmış bir kurum olan YSE'de çalışıyordu babam.
Kurumun yöneticileri, günümüzde Atakum Gençlik Merkezi olan alanda YSE 8. Bölge Müdürlüğünün yazlık kampındaki büfenin işletme görevini Babama vermişlerdi.
Babacığım kendisine yardım etmem için her gün beni de yanında getirirdi.
Günlerden, 1974 günün 20 Temmuz'uydu.
Yıldız Sinemasının karşısında günümüzde bir otelin bulunduğu yerde Serçe Ahmet’in çay ocağı olarak bilinen mekanda servis aracının gelmesini beklerken, televizyonda konuşan Başbakan Bülent Ecevit, "Biz aslında savaş için değil barış için ve yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için adaya gidiyoruz" sözleriyle harekatın başladığını duyuruyordu.
Televizyonda ve radyoda kahramanlık türküleri söylenmeye başlamıştı.
Grivas adlı bir albay tarafından kurulmuş EOKA-B, Ada'nını Yunanistan'a ilhakını amaçlıyordu.
Soydaşlarımızı, bu amaçlarının önündeki en büyük engel olarak görüyorlardı ki, Rahmetli Rauf Denktaş’ın liderliğindeki Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı, Ada’nın Yunanistan’a ilhakına asla izin vermezdi.
Dillere destan bir mücadele yürütülüyordu.
EOKA’cılar amaçlarının önünde bir engel olarak gördükleri soydaşlarımıza yıllardır şiddet uyguluyorlardı.
Soydaşlarımıza karşı uygulanmakta olan baskı ve zulüm, Sampson darbesiyle soykırıma doğru bir adımın atılmasına neden olmuştu.
Kıbrıs için garantör devlet olan İngiltere, Ada’daki gelişmelere duyarsız kalmıştı.
Ada’ya çıkmak, ülkemiz için kaçınılmaz hale gelmişti.
İşte Rahmetli Başbakan'ın, "Biz aslında savaş için değil barış için ve yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için adaya gidiyoruz" sözleriyle duyurduğu harekatın sonunda bugün Ada'da iki devletli bir yapı oluşmuştu.
Barış harekatı soydaşlarımızı 'Soykırım'la yok olmaktan kurtarmıştır.
Başta ABD olmak üzere birçok devlet ülkemize karşı ambargo uygulamaya başladı.
Kimi Arap ülkeleri bile ambargolara katılırken, bir tek Muammer Kaddafi'nin Libya'sı yardım eli uzatmıştı.
Halkı tarafından linç edilirken televizyonlarda bu görüntüleri izleyenler arasında sevinç naraları atanlarımız oldu ama o Kaddafi, harekat sırasında da, sonrasında da uçaklarımıza yakıt ve lastik gönderiyordu.
Dün 20 Temmuz'du ve harekatın 49. yıl dönümüydü.
Harekata sebep olarak gösterilen ambargolar, bugün bile iç siyasetin malzemesi olarak kullanılan benzin ve yağ kuyruklarının oluşma sebebiydi aslında.
Kıbrıs Barış Harekatı, Kurtuluş savaşından sonra Kahraman ordumuzun kazandığı büyük bir zaferdir.
Şehit ve gazilerimiz oldu elbette.
Milletçe harekat sonrası maruz bırakıldığımız ambargolar döneminin neden olduğu yokluk dönemi boyunca büyük acılar çektik.
Bedel ödedik yani ama sonunda iyi bir şey oldu.
Soydaşlarımız özgürlüğüne kavuştu.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti doğdu.
Kutlu olsun.
Engelli WC'lere Kilit
Engelli WC'lere Kilit
Atakum’da sahil boyunca plajlara her 500 metre aralıklarla içinde soyunma - duş kabiniyle birlikte kadın ve erkek tuvaletlerinin yapılması ve bunların her daim temiz tutulması gibi uygulama, Samsun Büyükşehir Belediyesinin bu şehirde yaptığı belki de en doğru hizmetti. Bu köşede yazılanları takip edenler, bu satırlarda daha çok eleştirel yazı yayınlandığını bilirler. Ki; Konulara eleştirel açıdan bakmak, gazetecinin görev tanımından biridir. Bunu da bihakkın yapmaya çalışıyorum. Sıklıkla olmasa da, Atakum sahillerindeki o uygulamayı övmek gibi iyi ve doğru yapılan işleri övmesini de biliriz yani. Ve fakat. Dün bir okurumdan gelen fotoğraf, sahillerimizdeki o soyunma ve duş kabinlerinin bulunduğu yapılardaki engelli tuvaletlerin kapısına kilit vurulduğunu gösteriyordu. Daha önce övgü yazdım diye pişman olmadım ama dün gelen o görüntüye üzülmemek de elde değil elbette.