istanbul sex shop casino siteleri istanbul evden eve nakliyat istanbul eşya depolama baker depolama
Karadeniz'in Yeşil Yol Ve Siyanür Kabusu
Yazarlar // 13 Temmuz 2015 Pazartesi 00:00

Ragıp GÖKER

Samistal Yaylasının sisle kaplı doruklarında arkasındaki jandarma
komadolarından korkmadan konusuyor.
Göğsüne vura vura haykırıyor.
"Vali, kim?, Kaymakakam kim?, Devlet kim?" diye soruyor.
Ve buna da kendisi cevap veriyor.
"Ben halkım" diyor.
Havva Bekar, 60'lı yada 70li yaşlarını sürdüğünü tahmin ettiğimiz bir karadeniz
kadını.
Yaylaların kendisine ebesinden, dedesinden, ninesinden yani ailesinden kaldığını
söylüyor ve her yaylanın yolu bulunduğunu belirterek, "Yeşil Yol" adı verilen üç
ilin yaylalarını bir birine bağlama projesinin anlamsızlığına işaret ediyor.
Anlaşılan birileri Karadeniz'in doğal güzelliklerini yok etmeyi iyiden iyiye kafasına
koymuş.
Karadeniz'in yürekli insanları ki, aralarında kadınlar çoğunluktadır, buna direniyor.
Ben de ellerim çatlarcasına onları alkışlıyorum.
Bu adına "Yeşil Yol" denilen ve Karadeniz'in üzerine kabus gibi çöken uygulama
nerden çıktı?
Projenin amacı Karadeniz yaylalarını turizme açmaktır.
Ama bölgede yaylaların halk tarafından kullanıldığı gerçeği unutuluyor.
Yayla onların evi yani bir anlamda.
Yaylaları turizme açma planı yapan Türkiye'nin derin bürokrasisi, Ankara'da masa
başında buna karar verirken, daha önce de hiç bir uygulamada sormadığı gibi,
bunda da yöre halkına "Sen ne dersin?" diye sorma gereği bile duymuyor.
Ömrü o yaylalarda geçmiş olan Havva Bekar da buna isyan ediyor.
Adına "Devlet" denen gücün, yetkiyi Ankara'da masa başında karar bericilerden
değil, aslında kendisinden aldığını anlatmaya çalışıyor ve göğüs kafesini
kırarcasına haykırıyor "Ben Halkım" diye.
Karadeniz'in bu günlerde başı dertte.
Birileri, Terme'de kömürle çalıştırılacak termik santral zinciri kurarak bizi
zehirlemeye çalışırken, gözünü para hırsı bürümüş birileri endemik bitkileri yok
ederek, yaylalara turistik tesisler kurmak istiyor.
Birileri de endemik bitkilerin bir başka yatağı Artvin'in Cerrattepe yaylasında altın
madeni kurmayı planlıyor.
Altın madenleri doğadaki yatağından ancak tek bir yöntemle çıkarılıp ayrıştırılır.
Siyanürle.
Siyanür kullanmadan topraktan altını alamazsınız.
Siyanürü bilirmisiniz?
Siyanür, etkisi uzun yıllar boyu sürmesiyle bilinen doğadaki en etkili zehirdir.
Bu da şu demek:
On binlerce yıl önce o yörede yetşimiş ve bu güne kadar varlığını sürdürebilmiş
bitkilerin yok edilmesidir.
Doğanın böylece yok edilmesine izin verilemezdi.
Verilmedi de.
Karadeniz'in kadınlı-kızlı yürekli insanları buna direniyor.
Direndikçe de kendi askerinden sopa yiyiyor.
Halkına sopa attıran o jandarma komutanı unutmamalıdır ki, Karadeniz'in o
yürekli insanları birazda onun için direniyor aslında.
Diren Karadeniz.