Atakum’da Cemil Deveci’nin seçilmesi benim için de beklenen bir durumdu ama İlkadım'da Arzu Sabuncu’nun kaybetmesi herkes için sürpriz oldu.
Neden:
Bir birleriyle kanlı bıçaklı olan gurupların oluşturduğu bir blok Arzu Sabuncu’nun karşısındaydı ama aynı blok Cemil Deveci’yi kayıtsız şartsız destekliyordu.
Başını Suat Binici’nin çektiği bilinen o blok Cemil Deveci'ye tam destek verirken, neden Arzu Sabuncu’ya karşı oldu.
Tanıdığım Cemil Deveci’nin bir angajmanın içinde olmayacağını bilir ve buna inanırım.
Ve fakat
Suat Binici’nin süreç başladığında Arzu Sabuncu’ya birlikte hareket etme teklifinde bulunduğunu biliyorum.
Partiye yakın çevrelerde, mahalle delegelerinin seçimi başladığında Sabuncu’yu ziyaret eden Binici'nin “Ben sana karşı değilim, gel listelerini beraber yapalım” diye teklifte bulunduğu ama Sabuncu'nun “Siyaset yapma tarzlarımız uyuşmuyor” diyerek bu teklifi geri çevirdiği konuşuluyor.
Binici, o günden sonra Sabuncu’ya karşı aday aramaya başladı.
Binici’nin başını çektiği bloktakilerin başlangıçta Fatih Türkel’e teklif getirdikleri ama Türkel'in bunu kabul etmediği, daha sonra ise beş kişiye teklif yapıldığı da biliniyor.
Ama bu beş kişi de Arzu Sabuncu’nun karşısına çıkmayı kabul etmeyince, son çare olarak yine Türkel’in kapısı çalındı.
Arzu Sabuncu, parti içi mücadele de bir birleriyle kavgalı olan gurupların birleştiği bir blokla savaşmak zorunda kaldı yani.
Seçim yapıldı ve bitti.
O vakit niye yazıyorum.
Bunun için nedenlerim var.
İki günden bu yana gerek arayan ve gerekse yolumu çevirenler tarafından partisi için çok çalışan ve bu nedenle de çok kişi tarafından sevilen bir başkanın neden seçimi kaybettiği soruluyor.
Herkese tek tek cevap vermektense, konuyu köşeme taşımanın daha iyi olacağını düşündüm.
Birinci nedenim budur.
Bir başka nedenim ise Fatih Türkel'in kendi iradesiyle aday olmadığını düşünüyorum.
Fatih Türkel, geçen yıl yarıştığı ve yenildiği Arzu Sabuncu'nun karşısına kimseden "Bizim adayımız ol" teklifini beklemeksizin çıkması gerekirdi.
O vakit zaten, Türkel için hiç kimse "Birilerinin adayı" yakıştırması yapmazdı.
Kimse kusura bakmasın ama kendi siyasi gücüne güvenmek yerine birilerinin telkini ve desteğiyle aday yapılan bir siyasetçinin bağımsız olamayacağına inanırım.
Listelerini kendin hazırlayacaksın.
Türkel'in listesinde kadın kotasına uyulmamış mesela.
Sabuncu tarafından konu ilçe seçim kuruluna taşınırsa, Türkel'in listesinden seçilen 30 erkek il delegesinin düşeceği, yerlerine Sabuncu'nun listesindeki 30 dolayındaki kadın delegenin geleceği konuşulmaya başlandığında, Türkel yerine Binici'nin suçlanması, bizi böyle düşünmeye iten manidar bir durumdur.
CHP gibi bu ülkenin iktidar alternatifi olarak görülen en eski partisinin, 50 ilden büyük ilçesine başkan yapılan birinin, siyasi olarak kimseye borçlu olmaması gerekir.
Çok kişinin de benim gibi düşündüğüne inanıyorum.
Her neyse "Bu günlük bu kadar yeter" diyerek, Kılıçdaroğlu'nu devirmek isteyen Muarrem İnce adına olağanüstü Kurultay için imza toplayan Suat Binici ile Kılıçdaroğlu'nu desteklediğini açıklayan Kemal Zeybek'in, yine Kılıçdaroğlu destekçisi olarak bilinen Arzu Sabuncu'yu devirmek için neden işbirliği yaptıklarını yazmayı da yarına bırakalım.