4 Eylül 1981 günü Sivas’tan Tokat’a doğru geliyordum.
Otomobilin farlarının ışığında işçilerin harıl harıl çalışıp bir çeşme yaptıklarını gördüm.
Durup indim, ne çeşmesi yaptıklarını sordum.
“Atatürk Çeşmesi” dediler.
Sonra da eklediler:
“Atatürk bu çeşmeden su içmişti…”
Gelip geçerken görürdüm oradaki derme çatma çeşmeyi.
O akşamki çalışmanın nedenini sorunca ilginç bir cevap almıştım:
“Kenan Paşa Sivas’tan Tokat’a geçecek o nedenle yapıyoruz bu çeşmeyi…”
XXX
Türk Silahlı Kuvvetleri 12 Eylül 1980 günü “Cumhuriyeti koruyup kollamak” amacıyla yönetime el koymuştu.
Yani kısaca Türkiye’de ihtilal olmuştu.
İhtilalden bir yıl sonra, dönemin İhtilal Komutanı Orgeneral Kenan Evren, Atatürk’ün 19 Mayıs’ta İstiklal Savaşı’nın başlatmak için çıktığı Samsun’dan sonra geçtiği yerlerden geçecekti.
4 Eylül 1981 günü Sivas Kongresi’nin yıldönümünde Kenan Evren ve kuvvet komutanları Sivasta’ydı.
Bu satırların yazarı da o dönemde orada görevdeydi.
XXX
3 Mayıs günü Tokat Çamlıbel’den geçerken eski bir çeşme vardı orada ve durup soğuk suyundan içiyordu insanlar.
O zaman o çeşmenin “Atatürk Çeşmesi” olduğunu bilen bile yoktu.
Dönüşte görmüştüm gece çalışmasını ve de öğrenmiştim o çeşmenin Atatürk Çeşmesi olduğunu.
Daha betonu bile kurumamıştı.
Yine kana kana su içmiştim o çeşmeden.
Tokat’a dönmüştüm.
XXX
Aradan üç yıl geçmişti ve oraya yeni bir çeşme yapılmıştı.
Çamlıbel Geçidi’ndeydi bu çeşme.
Tokat ve Sivas İl sınırında 1650 metre yükseklikteydi çeşme.
Çeşme’de Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği bir yazı vardı.
“Umut Gençliktedir.”
O çeşmenin kapısında “Atatürk Çeşmesi” yazıyor.
Kapısında bir başka yazı daha var.
“Atatürk Çeşmesi, Tokat Valiliği ile Sivas Valiliği’nin işbirliği ile 2004 Yılında İnşa Edilerek Türk Gençliğine Armağan Edilmiştir. Tokat Valisi Ayhan Nasuhbeyoğlu, Sivas Valisi Dr. Hasan Canpolat. Atatürk 1919 tarihinde İstiklal Savaşı İçin Samsun’dan Sivas’a giderken Bu Çeşmeden Su İçmiştir.”
XXX
Gelin şimdi böyle bir çeşmenin hangi durumda olduğunu görelim.
Aradan geçen yıllarda çeşme adeta dökülmüş.
Muslukları kırılmış, bazıları sökülmüş.
Çeşmenin çevresi çöplük haline gelmiş.
Çeşmenin yalağının içi pislik dolmuş.
Hiç mi temizlenmemiş burası?
Belki zaman zaman temizleniyor ancak temiz tutulmuyor galiba.
Sonra iki Valiliğin tam sınırında olan çeşmenin ve çevresinin hangi valilik tarafından yapılacağı belki bilinmiyordur.
Umarım öğrenilir…
XXX
Öğrenilmezse sorulacak soru galiba şöyle olur:
Atatürk’e, Türk İstiklal ve Cumhuriyeti’ne, doğaya ve çevreye verilen değer bu mu olmalı?
GÜNÜN SÖZÜ
Akıllı bizi bulmaz, akılsız yanımızdan ayrılmaz…