Yazarlar // 18 Kasım 2015 Çarşamba 00:00
Ragıp GÖKER
‘’Gitmeyeceğim’’ dedi Bahçeli.
Bunu söylerken de muhaliflerini günah işlemekle suçladı.
Dün mecliste yemin töreni vardı.
Ama milletvekilleri yemin etmeden önce ilk grup toplantılarında genel başkanlarını
dinlediler.
Televizyonlar canlı bağlantılar yapınca, grup konuşmalarının bir bölümünü biz de
izlemiş olduk.
Mecliste dördüncü parti konumuna düştükleri için önce MHP’nin toplantısı başladı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ilk gurup konuşmasında, seçimlerde oy
kaybettiklerini kabul etmekle birlikte, bu durumun sorumlusu olarak Cumhurbaşkanı
Erdoğan ile AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu gösterdi.
Ayrıca, parti içi muhalifleri de saray lejyonerleri olmakla suçlayan Bahçeli ’’Bozkurt
görünümlü AK trollerine devredeceğimiz bir parti de yoktur" diyerek, bir
anlamda parti içi muhalefete de meydan okudu.
Bahçeli ayrıca, ‘’Düşeceğimizi sanıyorlardı yanıldılar. Vazgeçeceğimizi
bekliyorlardı yanıldılar. Alayı birden havasını aldılar. Çünkü bizi tanımıyorlar.
Hissiyatımızı anlamıyorlar. MHP'ye operasyon yapanlar kim varsa fitne
kafilesindedir. Hepsi günahkardır, günahın dibine vurdular’’ diyerek Türk basını
dâhil kendisini eleştirenleri de günah işlemekle itham etti.
Anlayacağınız, kendisinden başka herkesi suçladı.
Bahçeli, muhalifler yeterli imzayı toplasalar bile olağanüstü kongreye izin vermeyecek
anlaşılan.
Kanımca suların durulmasını bekleyecek.
Milletin balık hafızalı olduğu söylenir ya, galiba ona güveniyor.
‘’Nasıl olsa unuturlar’’ diye düşünüyor olmalı.
Bahçeli uzun bir konuşma yaptı.
Ve fakat
Ben daha çok, konuşmasının kendisini eleştirenleri günah işlemekle suçladığı o
bölümüne takıldım.
Daha dün Devlet Bahçeli’yi eleştirmiştim çünkü.
Üstelik bunu defalarca yaptım.
Anlayacağınız günahın dibine vurmuşum.
Cehenneme mi gideceğim ben şimdi.
Ne şekil tövbe etsem kurtulurum acaba.
‘’Müftüye mi danışsam?’’ diye düşündüm bir ara.
Çetin Altan, yazılarında şark kültürü ile batı kültürü arasındaki farkı anlattı yıllarca.
Bahçeli’nin direncini görünce Üstadın, yüzlerce kere bunu yazmış olmasına rağmen
‘Şarkılılık ve batılılık’ arasındaki farkın ayırtına varamadığımızı da anladım.
Batıda seçim kaybeden lider, bir sonraki seçime kadar partisinin başında kalamıyor.
Batının siyaset anlayışı ve ahlakı buna izin vermiyor.
Bizim gibi şarklı toplumlarda, başarısızlığı tescillenmiş olsa da, liderler partinin
başından ayrılmıyor.
Gurup konuşmasından yola çıkarak MHP’li muhaliflerin, Bahçeli’den kurtulmak için
2017’yi beklemek zorunda olduklarını söylemek isterim.
Son olarak benim gibi Bahçeli’yi eleştirip günahın dibine vurmuş münafıklara da bir
tavsiyede bulunacağım.
Bre gafiller.
Tez zamanda tövbe edin…